·         Anne sütü, D ve K vitaminleri dışında ilk 6 ayda bebeğin tüm gereksinimlerini karşılayacak düzeydedir. Bu nedenle doğumdan itibaren bebeklere anne sütü dışında günde 400 ünite D vitamini desteği sağlanmalıdır. Bu destek en az iki yaşına, tercihen beş yaşına kadar sürdürülmelidir. Doğumdan sonra tüm bebeklere uygulanan K vitamini ile,  K vitamini eksikliğine bağlı herhangi bir sorunun ortaya çıkması önlenmektedir.

·         Anne sütünün sindirimi, inek sütü ya da inek sütünden yapılan formül sütler, diğer bir deyişle hazır mamalardan çok daha kolaydır.  Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklerin mideleri hazır mama ile beslenenlere göre daha kısa sürede boşaltır.  Anne sütünün içeriği, annenin beslenmesinden bağımsız olarak bebeğin gereksinimlerine göre düzenlenir.

·         Her anne, bebeği için en uygun sütü üretir.  Örneğin, prematüre bebeklerin annelerinin sütleri, prematüre bebekler için uygun özellikler içerir. Anne sütünün içeriği sabit değildir. Doğumdan sonra ilk 7 gün memelerden gelen süte kolostrum denir. "Altın suyu" olarak da tanımlanan sarımsı renkte ve koyu kıvamdaki bu süt özellikle protein,  mineral ve vitamin bakımından zengindir. Sarımsı renk yüksek beta karoten düzeyinden kaynaklanmaktadır.

·         Kolostrumdaki proteinler, bebeği hastalıklara karşı koruyucu antikorlar (özellikle IgA) ve bağırsak epitelinin direncini arttırıcı maddeler içerir. Doğumdan hemen sonra yenidoğana ilk besin olarak kolostrumun verilmesi, bebeğin dış ortamdaki patojen bakterilere karşı korunmasını sağlar. Doğumdan sonra damla damla çok az miktarda gelen bu sütün miktarı, bebek emdikçe artmaktadır. Halk arasında ağız sütü olarak tanımlanan kolostrumun enerji içeriği 67 kcal/100 ml'dir.



·         Emzirmenin başlangıcında karbonhidrattan zengin ön süt gelir, emzirmenin sonunda ise yağdan zengin son süt salgılanır. Son sütün geliş zamanı bebeğin emme gücüne bağlı olarak değişir, Bu nedenle her öğünde bir memenin, bebek tokluk hissedip kendiliğinden ayrılana dek emzirilmesi önerilir. Her öğünde iki memenin birden emzirilmesi, bebeğin aşırı miktarda laktozdan zengin süt alımına neden olur. Bu da bebekte gaz şikâyetlerine, gürültülü ve sulu dışkılamaya yol açabilir.


·          Anne sütündeki proteinin önemli bir bölümü, whey proteini olarak bilinen süt serumu proteinidir. Bu proteinlerden anti-enfektif özellikleri olanlar Tablo 3.2’de gösterilmiştir. Anne sütü ile bebeğe geçen bu anti-efektif öğeler, süt çocuklarını en hassas oldukları dönemde hastalıklara karşı korurlar. Anne sütü ile beslenme yenidoğan için önemli bir pasif bagışıklık kaynağıdır. Anne sütünde fazla miktarda bulunan whey proteini, inek sütündeki kazeine göre daha kolay sindirilmektedir.


Anne sütünün antienfektif özellikleri
Sekretuar IgA: Özellikle önsütte kandan 50-100 kat daha fazla bulunur.

Anne sütündeki immünglobulinlerin %90'ınl oluşturur. Mukozayı korur.
IgG ve IgM: Annenin geçirmiş olduğu hastalıklara karşı korur
Bifidus faktörü: Laktobasillus bifidusun büyümesini sağlar, bu bakteri de patojen bakterilerin bağırsakta çoğalmasını engeller
Lizozim: Bakteri parçalayan enzim.
Laktoferrin: Demir bağlayıcı protein. E.Coli'nin üremesini  engeller.
Proteaz inhibitörleri: İmmunglobulinlerin gastro-intestinal sistemde sindirimini engeller.
Kompleman: Bakteri duvarının parçalanmasına yardımcı olur.
B12 vitamini ve folat baglayıcı protein: Bağırsakta B12 vitamini ve folatı bağlayarak mikrop üremesini engeller
Antistafilokokal faktör: Stafilokokların üremesini engeller
İnterferon: Antiviral ajan
Hücresel Makrofajlar: Fagositoz yapar. Lizozim, laktoferrin, C3 ve C4 sentezi yapar.
Lenfositler: T hücreleri gecikmiş aşırı duyarlılık geçişini sağlar,  B hücreleri IgA sentezi yapar.



·         Anne sütünün yağ bileşiminde, sindirimi kolay doymamış yağ asitlerinin oranı yüksektir. Beyin ve sinir dokusu gelişimi için çok gerekli olan esansiyel yag asitleri (linoleik ve alfa-linoleik asit) anne sütünde inek sütünden 8 kat daha fazla bulunur.

·         Anne sütündeki kolesterol miktarı hazır mama ya da inek sütüne oranla daha yüksektir. Bu durum ilk aylarda gerekli enzim sistemlerinin gelişimini uyarmak ve bu şekilde ileri yaşlarda ateroskleroza yol açan düşük dansiteli Iipoproteinlerin birikimini önlemek açısından önemlidir.

·         Anne sütünde bulunan ve bebeğin büyüme-gelişmesi için gerekli çinko,  demir gibi minerallerin bağırsaktan emilim oranları diğer sütlere kıyasla çok yüksektir. Anne sütünün toplam protein ve mineral içeriği, inek sütüne göre daha düşüktür, ancak bu miktarlar bebeğin gereksinimini karşılamaya yeterlidir. Fazla protein ve minerallerin idrarla atılması gerekmediğinden,  anne sütü ile beslenen bebeklerde böbreklere aşırı yüklenme olmaz.




© 2011 - All Rights Reserved - Sümer A.Ş.- sumer@sumeras.com
Merkez : G.M.K. BULVARI NO:7/11 KIZILAY 06440 ANKARA
Phone : (0312) 418 41 29 - (0312) 418 26 46 pbx - Fax : (0312) 425 49 83
Web : http://www.sumeras.com

MERKEZI ISVIÇRE'DE BULUNAN MEDELA AG'NIN TÜRKIYE TEK DISTRIBÜTÖRÜDÜR.